Bidibidi Resim Galerisi


Ana Sayfa Kayıt ol Giriş
Albüm Listesi Son yüklenenler Son yorumlar En çok bakılanlar En beğenilenler Favorilerim Ara
Ana Sayfa > Benim Resim Galerim > gülyabani > sanatçılar

Son yüklenenler - sanatçılar
abidin_resim.jpg
ABİDİN110 kez bakıldıAbidin, 7 Temmuz 1977'de Adana'da doğdu. İlkokulu Adana Ziya Gökalp, ortaokulu yine Adana'da İstiklal Ortaokulu ve liseyi de Seyhan Çobanoğlu lisesinde bitirdi.

İlkokul yıllarından itibaren ailesine yardımcı olmak ve kendi parasını kazanmak için çalışmaya başladı. Önce babasının yanında marangozluk yaptı. Sonra bir tüpçüde çalıştı ve ardından bir börekçiye girip orada soğan soymaya başladı. Lise yıllarında ev ev dolaşarak tekstil ürünleri pazarladı.

Sonunda hayatındaki en büyük tutkusu müzikle tanıştı ve gitar çalmaya başladı. Lise hayatı boyunca Adana müzik merkezinde gitar konusunda kendini geliştirdi ve liseyi bitirdikten sonra barlarda şarkı söylemeye başladı. Ancak üniversiteye de gitmek istiyordu ve sınava girip Anadolu Üniversitesi İktisat bölümü'nü kazandı. Eskişehir'e yerleşti ama sadece 4 ay kalabildi ve Adana'ya döndü. Askerliğini, doğduğu yere çok yakın bir şehirde Gaziantep'te yaptı. Ancak, 8 ay sonra kalbindeki ritim bozukluğu nedeniyle erken terhis edildi. Adana'ya geri döndü.1 yıl boyunca demolar hazırladı ve bunları İstanbul'daki müzik şirketlerine gönderdi. Fakat istediği sonucu alamadı. Hayatına yeni bir yön verip, tekrar Eskişehir'e gitmeye okulunu bitirmeye karar verdi.

Okul ve bar programlarını beraber yürüttü. Mali müşavir olmak istiyordu ama müzik tutkusu yine okuldan ağır bastı ve Abidin yine Adana'ya döndü. Yine demolar hazırladı, yine İstanbul'a gelip demolarını müzik şirketlerine verdi ve yine amacına ulaşamadı. Soluğu tekrar Adana'da aldı. 2003 Yılının Eylül ayı gelmişti.

Kanal D'de Popstar Türkiye tanıtımlarını gördü ve 8 Eylül'de jüri önüne çıktı. Şehir elemelerini geçmiş ve ilk 50 popstar adayı arasına girmişti. Abidin'e yine İstanbul yolları görünmüştü. İstanbul'daki 3 günlük eğitime katıldı. 3. günün sonunda 50 yarışmacıdan geriye 12 kişi kalacaktı ve Abidin gösterdiği performansla Türkiye'nin yeni Popstarı olmaya aday 12 finalist arasına girdi.

Artık sıra halk oylamasına gelmişti. 12 haftalık canlı yayın maratonunun sonunda kırmızı odada son ikiye hiç kalmadan büyük finale kadar geldi ve finalde popstar birinciliğini kazandı. Daha sonra albüm çalışmalarına başlayan Abidin 2004 senesinde ilk albümü olan "Aşktan Yana"'yı çıkardı.
gülyabani26.Tem 2007
1698.jpg
AŞKIN NUR YENGİ110 kez bakıldı3.7.1970 yılında İstanbul'da doğdu. İlk öğrenimini Erenköy ilk okulunda tamamladı.Ortaokul öğrenimine Türk Musikisi Devlet konservatuarında çello öğrencisi olarak başladı, 11 yıllık bir öğrenim sürecinden sonra mezun oldu. 1981 yılında orta öğrenimine devam ederken Onno Tunç orkestrasında Sezen Aksu'nun vokalisti olarak görev almaya başladı.

1986 yılında Harun Kolçak ile birlikte Eurovizyon şarkı yarışmasında "Haydi söyle" adlı şarkıyla bireysel olarak boy göstermeye başladı. Bu yılı takiben 1987 Kuşadası Altın Güvercin Şarkı yarışmasında "Yeniden", 1988 Antalya Altın Portakal'da "Portakal çiçeği", 1989 Çeşme Müzik festivalinde "Artık hiç ağlama" adlı parçalarla uluslararası platformlarda birincilik ödüllerini kazandırdı.


1990 yılında "Sevgiliye" adlı ilk abümü, iki milyonluk trajı ile son dönemde çıkan ilk başarılı genç sanatçı olarak adını duyurmasını sağladı. Ardından gelen yıllarda, "Hesap ver", "Sıramı bekliyorum", "Karaçiçeğim", "Haberci", "Aşk kazası", Rafet el Roman ile "Peşindeyim" single'ı, "Aşkın Nur Yengi 2002" ve son olarak "Yasemin Yağmurları" adlı abümlerini yaptı.Almanya, Belçika, İngiltere, İsviçre, İsveç, Hollanda, ABD gibi birçok dünya ülkesine sayıları yüzleri aşan turnelere çıktı.Malta ve ingiltere'de klipler çekti. Aşkın Nur Yengi, başarılı albümleriyle sürdürdüğü müzik kariyerinin yanısıra yer aldığı değişik projelerle yelpazesini genişletti.


-80'li yıllardan bu yana birçok reklam müziklerini seslendirdi.
- Kurtuluş adlı belgeselde Atatürk'ün akrabası Fikriye hanımı canlandırdı ve jenerik müziğini yorumladı.
- 2001 yılında Levent Kırca ve ekibiyle birlikte "Kadıncıklar" adlı tiyatro oynunda tiyatro sahnesiyle tanıştı.
- Aynı yıl yine Levent Kırca ve ekibiyle birlikte "Olacak Okadar Tv" adlı güldürü programında rol aldı ve ve bu süre zarfında programın müzik direktörlüğünü üstlendi.
- "Cesur Kuşku" ve "Baylar Bayanlar" adlı dizilerde oyunculuğunu ilerletti.
gülyabani22.Tem 2007
aa258yk.jpg
AYLİN ASLIM81 kez bakıldı1994’ten itibaren İstanbul'un çeşitli canlı müzik mekanlarında yabancı coverlar söyledi.



1996’da beş kızdan oluşan “Zeytin” adlı rock grubuyla canlı müzik piyasasında dikkatleri çekti.



1998 Roxy Müzik Günleri’nde 2.’lik ve 1999 Roxy Müzik Günleri’nde Jüri Özel Ödülü kazandı.



1998’de “Süpersonik” adlı grubu kurdu ve oldukça alışılmadık elektronik altyapılı parçalardan oluşan repertuarına karşın kısa sürede kendine has bir izleyici kitlesi yarattı.



2000’de “Gelgit” isimli alternatif elektronik pop albümünü Power Records’dan çıkardı.



2000’de müzikal direktörlüğünü yaptığı “H2000” organizasyonunda, BUSH, Chumbawamba, GusGus, Lamb Jay Jay Johanson gibi dünya müzisyenleriyle aynı sahneyi paylaştı.



2001’den itibaren H2000, Creamfieds ve Rockistanbul gibi büyük organizasyonlarda ve Tindersticks, HIM, Placebo, Macy Gray ve Queen Adreena gibi büyük konserlerin açılışında sahne aldı.



2003’te Mor ve Ötesi, Athena, Bülent Ortaçgil, Vega, Feridun Düzağaç, Bulutsuzluk Özlemi ve Koray Candemir’le birlikte “Savaşa Hiç Gerek Yok” single’ında yer aldı.



2003’ten itibaren elektronik sound üzerine kurulu ilk albümünün şarkılarını sahnede “Süt’lü” adını verdiği proje dahilinde, sert rock versiyonlarıyla söyledi.



2003’te ilk albümünde yer alan “Senin Gibi” isimli şarkısı Yunanlı pop müzik sanatçısı Teresa tarafından Yunanca yorumlandı. Teresanın albümü 2005 yılı içerisinde Türkiye’de de yayınlanacak.



2004’te Murathan Mungan’ın “Söz Vermiş Şarkılar” albümünde “Kimdi Giden Kimdi Kalan” şarkısını yeniden yorumladı.



2004’te DJ Mert Yücel’le birlikte yaptıkları “Dreamer” adlı İngilizce single İngiltere’de Baroque Records UK tarafından yayınlandı ve İngiltere’de Balance Chart UK’de 3 numaraya, Amerika’da Balance Chart USA’de 1 numaraya kadar yükseldi.


2004’te Fatih Akın’ın “Duvara Karşı” filminde ilk albümünden “Senin Gibi” adlı şarkısı yer aldı.



2005’te Teoman’ın “Balans ve Manevra” filminde rol alan Aylin Aslım, filmin Pasaj Müzik tarafından yayınlanan soundtrack’inde Teoman’ın “Bazı Yalanlar” isimli parçasını yorumladı.



2005’te Bulutsuzluk Özlemi’nin “Felluce-Bağdat” adlı single albümünde “Bağdat Kafe” adlı şarkıda vokalde Nejat Yavaşoğulları’na eşlik etti.



2005’te Kutluğ Ataman’ın çektiği “İki Genç Kız” filminin soundtrack’inde ilk albümünden “Keşke” adlı şarkısı yer aldı.
gülyabani21.Tem 2007
bendenizdegistim2.jpg
BENDENİZ122 kez bakıldı25 Temmuz 1973 yılında İsviçreâ??de doğan Bendeniz (Deniz Çelik), Erenköy Kız Lisesiâ??nden mezun oldu. Lise öğreniminin ardından tekrar İsviçreâ??ye dönerek iki yıl boyunca büro işleri alanında bir meslek yüksekokuluna devam etti. Bir süre Türkiyeâ??nin ilk bayan futbol takımı Dostluksporâ??da oynadı. Bu dönemde yapmış olduğu bestelerini somut bir çalışmaya dökmek üzere bir takım olanaklar aramaya başladı.

Bir arkadaş toplantısı sırasında tesadüfen orada bulunan Raks Müzik Yapımâ??dan bir yetkilinin kendisini dinlemesiyle şöhret kapısı aralanmış oldu. Raks ile anlaşarak 3-4 aylık yoğun bir çalışmanın ardından kendi adını taşıyan ilk albümünü çıkardı. Düzenlemelerini Garo Mafyanâ??ın yaptığı albümden ilk klip, â??Ya Sen Ya Hiçâ? adlı parçaya çekildi. Neslihan Yargıcıâ??nın hazırladığı ilginç kostümüyle müzikseverlerin hafızalarında â??Abajur Kızâ? olarak yer alırken, albüm, bir milyona yaklaşan tirajıyla büyük başarı kazandı.

Diğer yandan â??Ya Sen Ya Hiçâ? adlı klibiyle, dünyanın en büyük müzik televizyonlarından biri olan MTVâ??nin düzenlemiş olduğu yarışmanın Türkiye elemelerinde dört iddialı klibi geride bırakarak Avrupa elemelerine katılmaya hak kazandı. 19 ülkeden 19 klibin yer aldığı yarışmada Türkiyeâ??yi temsil ederek 11. sırada yer aldı. Bu arada Harun Kolçakâ??la biraraya gelerek â??Bizâ? adlı bir single çıkardılar. İlk albümün kazandığı başarının ardından â??Bendeniz IIâ? adlı ikinci albümünde de Türkiyeâ??nin sayılı müzik adamlarıyla çalıştı. Harun Kolçak, Emel Müftüoğlu, Demet Sağıroğlu, Ümit Sayın gibi isimlerin vokalleriyle destek olduğu albümün düzenlemeleri Ozan Çolakoğlu, Murat Yeter ve yıllar önce kaybettiğimiz değerli müzik adamı Onno Tunçâ??un elinden çıktı.

İlk albümünde olduğu gibi bu albümde de oniki şarkıdan onbirinin söz ve müziğini yazdı. İlkine kıyasla daha hareketli ama yine batı normlarına yakın parçaların yer aldığı albümden â??Gönül Yareler İçindeâ?, â??Neler Olacakâ? ve â??80 Günde Devr-i Alemâ? adlı üç parçaya klip çekildi. 1996 yılında çıkardığı â??Bendeniz IIIâ?de bu defa temposu yüksek parçalar yer aldı. Söz ve müzikleri tamamen Bendenizâ??e ait albümün düzenlemelerini Murat Yeter ve Ahmet Özden yaptı. İlk video klip â??Turnayı Gözünden Vurdumâ?a çekilirken bir de ilke imza atıldı. Klip çekilmeden önce albümdeki dört parçanın kırkaltı saniyelik miksine ilginç görüntülerle süslü bir tanıtım filmi çekilerek medya kuruluşlarına dağıtıldı.

Kısa sürede edindiği tecrübeleri iyi kullanan sanatçı, vokalistliğini de yapan Volkanâ??ın â??Ve Volkanâ? isimli albümünün prodüktörlüğünü üstlendi. Biri dışında albümdeki tüm parçaların söz ve müziklerini yazan Bendeniz, iki parçada da Volkan ile düet yaptı. Bu parçalardan â??Adını Ben Koydumâ?un klibinde de yer alarak Volkanâ??a destek verdi.

İki senelik ayrılığın ardından 1998 yılı başında, â??yaşanmış ve ilelebet yaşayacak olan tüm aşklarınaâ? adadığı dördüncü albümü â??Bendenizâ??denâ?, daha canlı ve romantik yapısıyla en olgun çalışması olarak değerlendirildi. Ã?deti bozmayarak tüm söz ve müziklerini yazdığı albümün hazırlıklarını İsviçreâ??de tamamladı. Özenle çalışılmış altyapısı ve Bendenizâ??in duru sesiyle takdir toplayan albümün ilk çıkış parçası ve klibi â??Günahlarâ? oldu.

Bendeniz'in müzik kariyerindeki beşinci albümü, 1999 yılının son aylarına doğru müzik marketlerdeki yerini aldı. "Kurtulamıyorum" adlı çalışmada, yine bir parça dışında tüm söz ve müzikler kendisine ait. On bir şarkının yer aldığı albümde düzenlemeler Alper Benli ve Ahmet Özden imzasını taşıdı. Albümle de aynı ismi taşıyan "Kurtulamıyorum", duygu yüklü sözleri ve Bendeniz'in farklı tarzıyla ilk çıkış parçası olarak düşünüldü. İlk albümünde yer alan "Ağlayayım Mı?" adlı meşhur şarkısını yeni düzenlemesiyle bir daha yorumlayan Bendeniz, hayranlarına hoş bir sürpriz yapmış oldu. Renkli kişilikleriyle dikkat çeken MGM, "Ben Tazecik Ceylanım"da üflemeli çalgılarla sanatçıya eşlik etti. Bendeniz, "Sarmaşık" adlı şarkıyı ise Volkan Akyol'la birlikte seslendirdi. Volkan, böylece kendi albümüne büyük katkıları olan Bendeniz'e sıcak bir yanıt vermiş oldu.

Yine kendi yolunda, birikimlerini artırarak ilerleyen sanatçının albümünde yer alan diğer şarkılar ise şunlar: "Hello Papi, Hello Mama", "Ağaoğlu", "Kolay Değil", "Yalnızım", "Gece Yatarken", "Sevda Çiçeği", "Ninni, Ninni". Sanatçı son olarak "Zaman" adlı albümüyle sevenlerinin karşısına çıktı
gülyabani21.Tem 2007
KR82.jpg
BENGÜ74 kez bakıldıBengü, İzmir'de 1979 yılında dünyaya geldi. Müzikle ilk olarak İzmir Devlet Senfoni Orkestrası vasıtasıyla tanıştı. Orta ve lise eğitimini İzmir Özel Amerikan Lisesi'nde yaptı. Oliver Twist müzikalinde başrol oynadı ve müzikal sırasında tanıştığı İzmir Devlet Konservatuarının Genel Müdürü Müfit Bayrasa Bengü'ye 1 yıl boyunca şan dersleri verdi.

Müfit Bayrasa'nın bir bestesiyle 1996 yılında katıldığı Müyap ve Show TV tarafından organize edilen Pop Show Şarkı Yarışması'nda 2. oldu. Bu yarışma, jüride bulunan Kenan Doğulu ile tanışmasına vesile oldu. Kenan Doğulu'nun teklifi üzerine hem albüm çalışmalarını sürdürmek, hem de Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi'ndeki eğitimini sürdürmek için İstanbul'a yerleşti.

Bengü'nün albüm çalışmaları üç buçuk yıl devam etti. Bu çalışmalar sürerken, üç yıl boyunca Kenan Doğulu'ya vokalistlik yaptı. Akademi İstanbul, Şan bölümünde müzik eğitimi aldı. Bengü'yü ilk olarak Kenan Doğulu'nun vokalisti olarak tanıdık. İlk solo albümü Hoşgeldin ile çok beğenildi. Beş yıl sonra, 2005 yılında Bağlasan Durmam isimli ikinci albümünü çıkardı.
gülyabani21.Tem 2007
image~2.jpg
BERDAN MARDİNİ116 kez bakıldıAnne ve babası Mardin'in Yaylabaşı köyünden olan Mardini, 5 Kasım 1978'de Diyarbakır'da doğdu. Yedi kardeş'in 6. sı olan olan Mardini'nin babası T.Z.D. Kurumunda çalışan bir devlet memuruydu. Babasının mesleği nedeniyle eğitimini değişik illerde sürdürmek zorunda kaldı.

İlkokul ikinci sınıfa kadar Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde okudu. Daha sonra babasının tayini çıkınca, ailesiyle birlikte Isparta’nın Gelendost taşındı. İlkokul üçüncü sınıfa Gelendost'ta devam etti. O yıllarda yeteneği ön plana çıkmaya başlıyordu. Okulda oynadığı piyes, tiyatro gibi sanat alanlarında sesinin güzelliği çevresi tarafından fark edildi.


İlkokul 5.sınıfta düzenlenen ilçeler arası şiir yarışmasında üçüncü oldu. Daha sonra ortaokul yıllarında okulun düzenlediği bir çok sosyal ve kültürel faaliyetlerde görev aldı. Ortaokulda üç, lisede iki sene tiyatro oynadı. Yine okulun düzenlemiş olduğu ses yarışmasında birinci oldu. O dönemler müziğe daha fazla merak sarmaya başlamıştı. Enstrüman çalmayı çok istiyordu. Okulun açmış olduğu bağlama kursuna ablası ve ağabeği yazıldığı için kendisi yazılamadı. Ama o kadar hevesliydi ki ağabeyi ve ablası evde çalışırken onları seyreder, daha sonra bağlamayı gizlice alıp kendi kendine çalışırdı. Bir süre sonra kendide bağlama çalmaya başladı. Derken babası emekli oldu ve ağabeğiyle ablasının, daha önce gittiği İstanbul’a yerleşmek zorunda kaldı.


İstanbul’da Avcılar’a yerleşti. Avcılar Süleyman Nazif Lisesi’nde eğitimine Lise üçüncü sınıftan devam etti. Bir senelik okul yaşantısı içerisinde yine okulun düzenlediği konser ve faaliyetlerde yer aldı. Üniversite sınavını kazanamadı ve iş hayatına atıldı. Babasının açmış olduğu tekstil firmasında kardeşleriyle birlikte çalışmaya başladı. Burada işin bütün safhalarında çalıştı. Ortacı, makineci ve pastalcı olarak çalıştı. İki senesini burada geçirdikten sonra firmalarının yakınındaki bağlama kursuna yazıldı. Orada çok iyi bağlama çalan birine rastladı. Bir gece onunla birlikte Avcılar sahilde bir bara gidip eğlenmeye karar verdiler. O barda ses düzeni henüz yeni kurulduğu için herkes kendi masasında çalıp söylüyordu. Kendi kendilerine mırıldanırken barın sahibi rica etti ve ses düzeniyle okumasını istedi. Orada bir iki türkü okuyunca çok beğenildi ve geceleri sahneye çıkması istendi.


Aslında sahne anlamında müzik hayatına başlaması tamamen bir tesadüftü. Bu dönem içerisinde sabahtan akşama kadar işyerinde,işten sonra da ailesinden gizli olarak sahne hayatına başladı. Çevresi çok başarılı olduğuna inanıyordu. İstanbul'un değişik semtlerinden teklifler gelmeye başlamıştı. Bu arada profesyonel anlamda müziğe merak sarmaya başlamış ve teklifleri değerlendirme kararı almıştı. Ama konfeksiyon hayatı devam ediyordu. İkisinin de bir arada gitmeyeceğini düşünerek ailesine gece sahne aldığını ve artık müzikle uğraşmak istediğini söyledi. Ailesinden de olumlu yanıt aldı.


Konfeksiyon hayatına son verip Bakırköy Prestij Bar'dan gelen teklifi doğrultusunda orada çalışmaya başladı. Prestij Bar’da sahne almaya başladıktan sonra, farklı birçok teklifler gelmeye başladı. Profesyonel bir müzik hayatı için nota ve solfej dersleri alarak kendisini bu anlamda geliştirmeye başladı. Aslında konservatuar okumak istiyordu, hatta sınavlarına da girdi, fakat başarılı olamadı. Yalnız bu işin okulunu okumanın şart olmadığını, insanın kendini bu anlamda geliştirmek için dışarıdan da özel eğitimler alabileceğini ve kendini hazırlayabileceğini düşünüyordu.


Bir iki yıl Bakırköy’de sahne aldıktan sonra Etiler Zorba Taverna haftanın bir günü türkü gecesi yapmasını istemişti. Pazar günleri orada çıkmaya başladı. Bir dönem sonra şu sıralar da sahne aldığı yer olan Taksim Mektup Bar’da çıkmaya başladı. Sahne yıllarına başladıktan sonra kendisinden iki yaş büyük olan ağabeğide gitar çalmaya başlayarak Berdan'a sahnede eşlik etmeye başladı. Nihayet profesyonel çalışması 2000 yılının kasım ayında piyasaya çıktı. Albümü Canan Prodüksiyon tarafından yapılmıştı. Ama gerek yapım hatası gerekse tanıtım hatası kitlelere onu ulaştıramamıştı. Bu albüm kendisi için iyi bir tecrübe oldu. 2000 yılından 2002 yılına kadar bu anlamda mücadele verdi ve sonunda istediği albümü yaptı.
gülyabani21.Tem 2007
bgunesfoto3.jpg
53 kez bakıldıgülyabani21.Tem 2007
adsız~5.bmp
BURCU GÜNEŞ85 kez bakıldıMüzisyen olan babası Ali Güneş ve Bige Özkan'ın tek kızı olan Burcu Güneş İzmir Alsancak'ta dünyaya geldi.
Babasının müzikle dolu olan dünyasında küçücük bir çocukken bile heran evdeki veya babasının çalıştığı yerlerdeki müzik provalarında var olabilecek pek çok şeye iştirak ederek ileride kendisinin de bu yolu seçeceğini göstermeye başlamıştı.

Sürpriz sayılmayacak ilk sahne deneyimine babasına vokal yaparak başladı. 13 yaşında İzmir'den Antalya'ya taşındıklarında profesyonel sahne çalışmalarına ilk adımını atmış oldu. Bir süre sonra babası ile kurdukları Dio, Trio ve orkestralarla, büyük otellerde ve tatil köylerinde jazz ve pop müzik şarkıları söyleyerek, okulunuda ihmal etmeyen Burcu kendisini gerçek anlamda müzikle iç içe yetiştirmeye devam etti. Bu sırada ilk şan derslerini ve müzik eğitimini almaya başladı.

İlkokul ikinci sınıfta iken, annesi ve babası boşandıklarında, babasında kalan Burcu, yıllarca annesine duyduğu özlemin birikimi sonucunda 18 yaşına gelince İzmir'de onunla yaşamaya başladı. Aynı yıllarda İzmir 9 Eylül Devlet Konservatuar Müdürü Prof. Müfit Bayraşa'dan şan, artikülasyon ve solfej dersleri alarak kendini geliştirdi.

İzmir'in büyük otellerinde ve jazz klüplerinde çalışırken bir yandan Müfit Bayraşa ile çeşitli festivallere ve müzik yarışmalarına katıldı. Bu sırada tanıştığı bir müzisyen arkadaşıyla ortak beste ve söz çalışmalarının bulunduğu bir demo kaset hazırladı. 1998 yılında Raks Marş Müzik şirketine yollanmış deneme kaset Garo Mafyan, Koral Sarıtaş ve Galip Kayıhan tarafından dinlenince, hemen İstanbul'a davet edildi. Böylece ilk albüm çalışması olan "Aşk Yarası" ortaya çıkmış oldu.

Daha sonra "Tılsım" Albümü ile sevenleriyle buluşan Güneş,albüm öncesi yoğun çalışma temposu ile müzik dünyasına başarılı bir albüm sundu.
2004 senesinde "Ay Şahit" albümünü hazırlayan Güneş aynı ismi taşıyan şarkı ile uzun süre müzik listelerinin üst sıralarında yer aldı.
gülyabani21.Tem 2007
candanercetin15ms.jpg
CANDAN ERÇETİN69 kez bakıldıDoğum Yeri : Kırklareli
Doğum Tarihi : 1963
Kişisel Bilgiler : Candan Erçetin, İlk ve orta okulları Kırklareli’de okuduktan sonra Galatasaray Lisesi´ne girdi. Mezuniyetin ardından, Klasik Arkeoloji dalında İstanbul Üniversitesi´nde Yüksek Lisans öğrenimi gördü. 1979 yılında girdiği İstanbul Belediye Konservatuarı Şan bölümünü 1991 yılında bitirdi.
Kariyeri : 1986 yılında 'Halley' adlı parça ile 'Klips ve Onlar' grubunun elemanı olarak Norveç´de yapılan Eurovizyon Şarkı Yarışması´nda Türkiye´yi temsil etti. Öğrenimi nedeniyle çeşitli şarkı yarışmaları dışında bir süre sahne çalışması yapmadı. Profesyonel müzik hayatına 1989 yılında Siyah & Gümüş adlı gece klübünde Ariie Antique ve Chansons söyleyerk başladı. Daha sonra Caz Bar (Paris Nights Cabaret), Küfe (Restaurant), Royal Bistro, Galatasaray Cemiyeti, Moda Deniz Klübü, Home store ve Swiss Hotel´de (La Com D´or Restaurant) uzun süreli sahne programlarını sürdürdü.

İşkadını
Şarkıcılığın yanısıra, Turizm & Organizasyon, Prodüksiyon, Promosyon ve Menajerlik alanlarında muhtelif çalışmalarda bulundu. Daha sonra Kanal D´de 94 Ekim ayında başlayan ve 17 hafta süren, Kol Düğmeleri adlı Erkek Magazin Programının sunuculuğunu yaptı. Candan Erçetin halen Galatasaray Lisesi´nde müzik öğretmenliğini sürdürmektedir. Sahne programının önemli bölümünü Fransız Chansonsları oluşurmakla beraber, repertuarında Türkçe, İngilizce, İtalyanca, Almanca, İspanyolca ve Yunanca nostaljik şarkılar da yer almaktadır.

Yalan

Geri döndüren gördün mü geçmişi
boşa soldurdun o nazlı gençliği
bir avuç toprak için yor kendini

dünyada ölümden başkası yalan
yalan başkası yalan

zaman kendini benzetmez herkesi
hesapsız açar baharlar pembeyi
açmadığın dalda sözün geçer mi

dünyada ölümden başkası yalan
yalan başkası yalan

sitem etme haberi yok dağların
gözlerini ellerinle bağladın
faydası yok geç kalınmış figanın

dünyada ölümden başkası yalan
yalan başkası yalan
gülyabani21.Tem 2007
cem_karaca.jpg
CEM KARACA71 kez bakıldıMuhtar Cem Karaca 5 Nisan 1945'de istanbul'da dünyaya geldi. Tiyatrocu bir ailenin tek çocuğuydu ve sanatçı bir ailenin çocuğu olmak onun sanatla içiçe büyümesini sağladı. Ortaöğretimini Robert Koleji'nde yapan Cem Karaca'nın müzikle tanışması oldukça ilginçtir. Ergenlik çağındayken hoşlandığı kızı etkilemek amacıyla şarkı söylemeye başlamış ve bu başlangıcın arkasından devam eden olaylar sonucu kendisini müzik piyasasının içinde bulmuştur.Cem Karaca'nın sesinin keşfedilmesi ise annesi Toto Karaca tarafından olmuştur. ilk dönemlerde Jaguarlar, Dinamitler gibi gruplarla amatörce çalışmalar yapan Cem Karaca bu dönemlerde henüz Anadolu müziğiyle tanışmamış batının Rock'n'Roll müziğine gönül vermiş bir şekilde o dönemin popüler parçalarını söylemekteydi. O dönemlerde Cem Karaca'nın en büyük destekçilerinden biri de ilham Gencer'di ve onun orkestrasında müzikal deneyimini o dönemlerde oldukça ilerletmişti. Bu dönemlerde müziğin yanında tiyatro ile de ilgileniyordu Cem Karaca ve çeşitli oyunlarda da görev aldı. Anadolu insanıyla tanışma Cem Karaca'nın Anadolu müziği ile ciddi anlamda ilk tanışması ise askerliği esnasında oldu. Askerliği sırasında Anadolu'yu daha yakından tanımasının yanısıra birgün orada askerliğini yapan birisinin saz çalışı sonucu daha önce son derece ilkel ve sıkıcı bulduğu bu müziğin aslında onun o anki gerçek duygularını yansıttığını ve hiçbir batı müziğinin o sazın içerdiği duyguları içeremeyeceğini anladı. Cem Karaca'nın profesyonel olarak ilk müzikal deneyimi ise Apaşlar grubu ile 1967 yılında Hürriyet'in düzenlediği Altın Mikrofon yarışmasında Emrah isimli parçalarıyla aldığı ikincilikle oldu. Aldıkları bu dereceden sonra Apaşlar grubu müzikal çalışmalarına dört elle sarıldı ve daha önceki tutkuları olan batı beat müziği ile yeni tutkuları doğu müziğini sentezleyip Anadolu-Beat tarzında çalışmalara giriştiler. Bir süre sonra arkalarına Ferdy Klein orkestrasını da alarak müzikal altyapılarını iyice güçlendiren Cem Karaca ve Apaşlar grubu Ferdy Klein orkestrası eşliğinde de bir süre yollarına devam ettiler. Bu beraberlik 1969'un sonlarına kadar sürdü ve ortaya çıkan sağlam ve başarılı eserlere rağmen grupta gitarist Mehmet Soyarslan ve Cem Karaca arasında doğan bazı politik anlaşmazlıklar sonucu Cem Karaca ve Apaşlar grubu dağıldı. Bu grubun dağılmasından sonra Cem Karaca kafasındaki gerçek anlamda sol söylemde ve doğulu kimliğiyle Rock müzik yapma düşüncesini gerçekleştirmek amacıyla Apaşlar'ın basçısı Seyhan Karabay'ı da yanına alarak, yeni bir grup kurmak amacıyla genç ve yetenekli bir gitarist olan ünol Büyükgönenç'i ziyarete gitti ve görüşme olumlu sonuçlanınca bu üçlü Cem Karaca-KARDAşLAR grubunu kurma girişimlerinde bulundu ve hep beraber müzisyen arayışına girdiler. Birkaç başarısız kombinasyondan sonra vokalde Cem Karaca gitarlarda ünol Büyükgönenç bas ve ıklığ'da Seyhan Karabay ve davulda Hüseyin Sultanoğlu tarafından kardaşların ilk gerçek kadrosu kurulmuş oldu.Fakat ilk baştaki maddi sıkıntılar nedeniyle Cem Karaca, Almanya'ya biraz para kazanıp gruba adam gibi ekipmanlar alabilmek için Ferdy Klein orkestrası eşliğinde çalışmalar yapmaya gitti. Almanya'dan dönüşte Karaca'nın Almanya'dan getirdiği yeni gitarist Alex Wiska'yı da yanlarına alarak tam gaz çalışmalara başladılar ve Cem Karaca-KARDAşLAR'ın çıkış 45'liği olan Dadaloğlu'nu yayınladılar. Bu 45'liğin listelerde iyi bir sıraya yerleşmesinden sonra çok sağlam 45'lik çalışmalarına devam eden Kardaşlar bir dönem Alex Wiska gruptan ayrıldıktan sonra Fehiman Uğurdemir'le son kadrolarını oluşturup bir süre daha çalışmalarına devam ettiler. dışarıda grubun durumu oldukça iyi gözükmesine rağmen Cem Karaca ve Seyhan Karabay arasındaki tartışmalar Cem Karaca Kardaşlar'ın dağılmasına sebep oldu. Grup Hüseyin Sultanoğlu yerine başka bir davulcu bulduktan sonra gerçekten türk müzik piyasası ilginç bir değiş tokuşa sahne oldu. Cem Karaca, Kardaşlar grubundan ayrılıp Anadolu Pop'un güçlü sesi Moğollar'la birleşirken Kardaşlar'da o dönemliğine konserlerde solistlik yapmak için Moğollar'la anlaşmış Ersen Dinleten'i gruplarına dahil ettiler. Cem Karaca Moğollar'la Anadolu Rock tarzında çalışmalarına Kardaşlar sound'undan çok daha farklı olsa da devam ettiler. Moğollar'ın Cahit Berkay'ın Fransa'ya gitmesi üzerine dağılmasıyla, Cem Karaca yeniden bir grup kurma arayışına girişti ve müzikal kariyerinin en önemli ve olgun dönemlerinden birini yaşayacağı grup olan Cem Karaca-DERVişAN kuruldu. Cem Karaca bu grubu kurarken esas amacı Kardaşlar ve Moğollar'daki Anadolu Rock tarzına devam etmekti fakat gruba yeni giren basçı Oğuz Durukan ve Klavyeci Uğur Dikmen'in uzun süre isveç'te Asia Minor Mission isimli grupla beraber yaptıkları müzikten ötürü batı progressive rock müziği konusunda deneyimli fakat Anadolu- Rock konusunda deneyimsiz olmaları bu grubun soundunun batıya kaymasına sebep oldu. Cem Karaca bu grubu ünol Büyükgönenç ile birlikte kurmuştu fakat daha bir 45'lik yapımına bile girişmeden grupla verilen birkaç konser sonrası grubun kuruluş ilkelerine uyulmadığı gerekçesiyle ünol Büyükgönenç gruptan ayrıldı. Dervişan grubu müzik yaptığı sürece gerçek anlamda birçok kadro değişikliğine uğramış bir gruptu. Bu grubun kilit isimleri ise Cem Karaca ve Uğur Dikmen'di. Cem Karaca'nın Kardaşlar ve Moğollar'da politik rock müziği çalışmalarına (Kardaşlar-Oy Gülüm Oy, Moğollar-ihtarname) yer vermiş olduğu görülse de ciddi anlamda sol söyleme geçtiği ve sanat toplum içindir düşüncesini gerçek anlamda benimsemiş olduğu esas grup Dervişan'dır. Dervişan politik-rock yapmanın yanısıra ingiltere'de King Crimson,Yes,Emerson Lake&Palmer gibi grupların öncülük ettiği progressive rock müziğinin Uğur Dikmen ve Oğuz Durukan gibi ustalar sayesinde türkiye ile tanışmasında önemli rol oynamıştır. türkiye'de bu tarz çalışmalar zaten olmuyor değildi(Barış Manço'nun 2023 albümü gibi) fakat Dervişan gerçekten "Zamanında acaba türkiye'de progressive rock yapıldı mı?" sorularının hepsini safdışı edebilecek nitelikte bir grup olarak türk Rock tarihinde derin izler bırakmıştır. Cem Karaca toplama olmayan ilk LP'sini yine bu grupla çıkarmıştır."Yoksulluk Kader Olamaz" adındaki bu LP adından da anlaşılacağı gibi sol söylemde bir albümdür. Bu albümün kadrosu son ve en uzun sürmüş Dervişan kadrosudur. Basta-Hami Barutçu, davulda-Sefa Ulaştır, gitarda-Taner öngür, klavyede-Uğur Dikmen ve vokalde-Cem Karaca... Dervişan'ın dağılmasından sonra ise Cem Karaca 70'lerdeki son grubu olan Edirdahan'ı kurmuş ve bu grupla Safinaz isminde bir Long Play yapmıştır. Bu Long Play, Barış Manço-Kurtalan Ekspresi'nin 1975 yılı albümleri 2023 ile birlikte türkiye'nin sayılı senfonik rock albümlerindendir.. Edirdahan'dan sonra uzun bir süre Almanya'da yaşayan Cem Karaca yurda döndüğü zaman solo olarak müzik çalışmalarına devam etmiştir. Sanatçının en son albümü, Nisan-1999'un başlarında piyasaya sürülmüş olan "Bindik Bir Alamete Gedeyoz kıyamete" isimli albümdür. Sanatçı Cem Karaca, solunum ve kalp yetmezliği nedeniyle 8 şubat 2004 günü 59 yaşında hayatını kaybettigülyabani21.Tem 2007
cengiz_kurtoglu.jpg
CENGİZ KURTOĞLU53 kez bakıldı05.05.1959 Yılında Artvin ARHAVİ İlçesinde doğdu.
İlk, orta ve lise öğrenimini Arhavi’de tamamladı. Profesyonel müzik hayatı
öncesi Arhavi’de bulunan çay fabrikasında kısa bir süre memur olarak çalıştı.
O yıllarda "Ciha Dağı Efsanesi" isimli orkestrayı kurarak amatör
müzik çalışmalarına başladı.

Vatani görevini 1979 yılında Ankara’da tamamladıktan sonra
1982 yılında İstanbul'a geldiğinde amatör demo kasetini hazırlayıp bir
müzik firmasına gönderdi.. Ve o tarihten sonra hayatı değişti...

İlk albümü SEN SÖZDEN ANLAMAZMISIN'ı çıkartarak
yüzbinlerin, daha sonraki albümleri ile de milyonların sevgilisi oldu.

24 yıldır mutlu bir evlilik sürdüren Cengiz Kurtoğlu’nun
Aylin adında (22) yaşında bir kızı, Orçun (24) ve Aydın (20)
adında iki oğlu var...

20 Yıldır sahne yaşamını aralıksız bir şekilde idame ettiren Cengiz Kurtoğlu
kendi yönetiminde olan SİMA MÜZİK YAPIM isimli şirketinde büyük oğlu
Orçun Bora Kurtoğlu ile birlikte müzik dünyasına yeni isimler kazandırmaya hazırlanıyor
gülyabani20.Tem 2007
MU9399244OB032_250.jpg
CEZA49 kez bakıldıCeza, 1977 yilinda Üsküdar/İstanbul’da dogdu. Rap müzige olan ilgisi ilkokul yillarinda sira arkadasindan ödünç aldigi kasetlerle basladi. Ceza tabii ki gerçek ismi degil, bu onun hiphop’ta kullanmak için seçtigi yada daha dogrusu kazandigi bir lakap! Katildigi hiphop partilerinde, Freestyle rap (yani o an sahneye çikip müzik esliginde, o an yazilan sözlerle rap yapma) yarismalarinda her zaman birinci olan Ceza için diger yarismacilar hep “eyvah Ceza’miz geldi” diyorlarmis ve bunun sonucunda, o da Ceza’yi lakap olarak kullanmaya baslamis.

Gençlik yillarinda, çesitli projelerde yer alan Ceza, 1998 yilinda Dr. Fuchs ile bir araya gelerek “Nefret”i kurdu. Kendi çabalariyla yaptiklari deneme kayitları sonrasinda “Yeralti Operasyonu” isimli toplama Türkçe Rap albümünde yer aldilar.

“Yeralti Operasyonu”nda en çok ilgi çeken grup olan “Nefret”, kisa bir süre sonra Hammer Müzik ile anlasarak ilk albümü “Meclis-i Ala İstanbul”u yayinladi. Albümün hit parçasi “İstanbul” için çekilen videoklip birçok yerel ve ulusal TV kanalinda yayinlandi. Albüm sonrasi Türk ve Yabanci basindan olumlu elestiriler alan “Nefret”, H2000, J&B Dance Festivali ve Avrupa Müzik Festivali gibi büyük organizasyonlarda sahne aldi. “Meclis-i Ala İstanbul” albümleri Hammer Müzik’in distribütörleri tarafından Türkiye ile ayni anda Avrupa’da da piyasaya sürüldü. Özellikle Türkçe Rap’in büyük ilgi gördügü Almanya’da Türkiye’den çikan bir grup için yüksek bir satis rakamina ulasti.

İkinci albümleri “Anahtar” için İstanbul’da Digitalmix stüdyosunda kayida giren “Nefret”, çalismalarini 2001 yilinin Temmuz ayinda tamamladi. Cartel grubundan Erci E, Wu Tang Clan için yaptigi featuring ile büyük isim yapan Bektas, Megalomaniax grubundan Kader K, ve “Gerçek Kal” albümüyle adından söz ettiren Fresh B’nin de konuk oldugu albümde scratch’ler Almanya’nın ünlü DJ’leri DJ Rocky ve DJ Ness tarafindan atildi

Türkiye’de yasanan ekonomik kriz ve Dr. Fuchs’un ani sekilde askere gitmesi sonucu istenilen promosyonun yapilamamasina ragmen “Anahtar” çok yüksek bir satis rakamina ulasti ve Nefret’in Türkiye’nin en çok satan ve Dünya’da en çok taninan Türkçe Rap grubu olmasini sagladi!

Dr. Fuchs’un askere gitmesinin üzerine, Ceza uzun süredir üzerinde çalistigi, solo albüm projesine hiz verdi. Prodüktör olarak Silahsiz Kuvvet’ten Dj Mic Check’i seçen Ceza; ilk solo albümü “Med-Cezir”in kayitlarini Kuvvet Mira ve Digitalmix stüdyolarinda gerçeklestirdi.

Solo albüm çalismalari devam ederken Türkiye’de pek çok konser veren Ceza, 2002’nin Mart ayinda ilk yurtdisi konserini de İsveç’te gerçeklestirdi. İsveç’te yasayan Türklerin yanisira İsveç’li müzikseverlerinde yogun ilgi gösterdigi konser çok başarili geçti. Ceza, İsveç seyahatinde ayrica İsveç’in en önemli hiphop gruplarindan Fjarde Varlden ile birlikte bir parça kaydetti. Bu parça Fjarde Varlden’in “Tamam” adli single’inda yeraldi ve İsveç’te CD ve LP olarak piyasaya çikti.

Haziran 2002’de “Med Cezir” piyasaya çikti. Albüme adini veren “Med Cezir” parçasina daha önce Levent Yüksel, Mirkelam gibi sanatçilara çektigi videokliplerle ünlenen yönetmen Murad Küçük tarafindan profesyonel bir video klip çekildi. Klip müzik kanallarinda dönerken, Ceza ayrica ulusal kanallarda haber bültenlerine ve çesitli TV programlarina konuk oldu. Tüm günlük gazeteler (Hürriyet, Milliyet, Sabah, Cumhuriyet, Vatan vs.), aylik dergiler (Blue Jean, Cosmo Girl, Aktüel, İstanbul Life vs.) özel röportajlarla yer verdiler.

Albüm sonrasinda Türkiye’nin dört bir yaninda konserler veren ve H2000, RockIstanbul gibi önemli organizasyonlarda yer alan Ceza ayrica yurtdisinda Almanya, Hollanda, İsveç, Norveç, Belçika gibi ülkelerde sahne aldi.

Ceza, Mart ayinda Mitsubishi Lancer için bir radyo reklamini seslendirerek tekrar gündeme geldi. Reklamin çektiği büyük ilgi üzerine devam bölümleride kaydedildi.

İkinci albümünü hazirlayan Ceza, bu arada Candan Erçetin, Mercan Dede ve Burcu Günes’in albümleri içinde düetler kaydetti ve bu düetlerle de ses getirdi.

2004 yilinin sonlarina yaklasirken Ceza, Rapstar albümünü piyasaya sürdü, albümde 22 track bulunuyordur, albüm genelde basarili bir perspektif çiziyor, farkli beat´ler üzerinde de rap yapilabilecegini kanitlamaya çalisiyor adeta, sarki sözleri çok ince elenmis sik dokunmus, bazen bir sözlüge ihtiyaç duydugumuz anlar oluyor ama yine de mesajlar dogru kanallara ulastirilmis gözüküyor, rap camiasina atiflarda bulunulmus,dokundurmalar yer yer göze batiyor, ama bir "diss" mantigiyla degil, daha çok yeri gelince söylenmis dokundurmalar, sonuç olarak Ceza´dan beklenebilecek kalitede bir çalismanin ürünü. Albümde Sahtiyan, Fuchs, Fuat, Ayben, Mic check, bu projede sanatciya eslik eden isimlerdir.
gülyabani19.Tem 2007
76 resim var 7 sayfada 1